istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Balat Sokakları





Hep önünden geçip uzaktan baktığımız sokaklar vardır ya, ya da fotoğraflardan bildiğimiz, hiç ayak basmadığımız ama en yakınımız olan sokaklar. Balat'ın sokakları da İstanbul'da yaşayan çoğu kişi uzaktan bakmalık. Ben de ilk defa hafta sonu etraflıca gezme imkanı buldum. Fotoğraf çekmek için gidilecek yerlerin başında geldiğinden, makinalar boynumuzda sokak sokak dolaştık. Orada yaşayan insanların mahallesine makinalarla dalmak! hoşuma gitmese de birkaç fotoğraf çekebildim. En çok beğendiklerimi burada yayınlamak istemedim açıkçası. Ne olur ne olmaz;)  Ama bu kareler bile fikir sahibi olmanız açısından yeterli. Aslına bakarsanız her zamanki gibi fotoğraf çekmekten çok poz vermişim. Onlar da bir sonraki yayında görücüye çıkacaklar. :)
Herkese mutlu hafta sonları! 



Ne Giydim | Çoraplara Özgürlük



Bugün İstanbul'da hava yağmurlu ama pırıl pırıl güneşli Cumartesi gününe ait fotoğraflarla içimizi ısıtmak mümkün. Hadi siz de çoraplarınızı gösterin!


Ne Giydim | Gülhane'de Bir Pazar



Küçüklüğümde konsere, hayvanat bahçesine ve lunaparka gittiğim Gülhane, şimdilerde sadece park olarak kullanılıyor. O zamanlar biz çocuklar için bulunmaz eğlence mekanıyken şuan sadece çiçeklerin mekanı olması beni üzmüyor değil doğrusu. Çay bahçeleri de olmasa hiç gitme ihtiyacı duymayacağım ama insan özlüyor işte.
Yeni aldığım fotoğraf makinam ile deneme amaçlı çektiğim fotoğraflarla küçük bir Gülhane turu attıracağım sizlere. Sonunda da "ne giydim" vaarr :))
















Her şey iyi güzel de, Gülhane'nin içerisindeki cafelerde yer bulmak biraz zor. Bugün o sayede Sarayburnu'na inip enfes bir manzara keşfettim. Gülhane Parkı'ndan çıkınca deniz tarafına doğru yürürseniz bir çay bahçesi çıkacak karşınıza. Türk kahvesi de inanılmaz güzeldi. Coffeerem'den tavsiye olunur ;) 









Gelelim ne giydim kısmına. Hem pazar günü hemde yürüyüş amaçlı dışarı çıkılan bir gün olunca rahat kıyafetler seçmek kaçınılmazdı. En sevdiğim jeanlerimden birini giyip üzerine kazak seçmek bir hayli kolay oldu. Oldukça da rahat ;)













Kazak: Koton
Jean: H&M
Ayakkabı: Elle
Çanta: Mavi Jeans

Florya'da Bir Akşamüstü

Güneşli bir Pazar gününü geride bırakırken akşamüstü gezmelerime bir yenisini daha ekledim. Yürüyüş yapmak için gittiysem de, fotoğraf çekmek için durmaktan kaç adım atabildim bilmiyorum ama bu sefer ki durağımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi Florya Sosyal Tesisi. Yeşilliği, denizi, martıları, parkları, restaurantları ile ailecek gidip vakit geçirilebilecek en güzel yerlerden biri. 
Ben deniz kenarında yürüyüş amaçlı gittiğim için parkları gözüm görmemiş. :)
Bu yüzden aşağıdaki fotoğraflarda bol bol denizi ve kuşları göreceksiniz. Yazının en sonunda ise yorgunluk kahvemi :) 




























Fotoğraflar İphone 4S'le çekilip, İnstagram filtreleri uygulanmıştır. 
  Kahve fotoğraflarım için: coffeerem.tumblr.com



Galata'da Bir Akşamüstü

Bu hafta içi küçük bir kaçamak yapıp Galata'ya gittik kız arkadaşlarımla. Günlük koşuşturmalarımızın arasında hem birbirimizi hemde oraları öyle özlemişiz ki, birkaç saat yetmedi bize. Denizin kokusu, kız muhabbeti ve bendenizin çektiği fotoğraflarla hayli güzel bir akşamüstü oldu.


İstanbul'da olduğumu en çok oralarda zaman geçirince anlıyorum ben. Yaşayan insanların arasında olunca farkediyorum hayatı ve en kısa zamanda tekrar kuşlarıma gitmek istiyorum beennn :)))



















Değişik çalışmalarımda olmadı değil :)













Günü türk kahvesiyle tamamladık tabii. Tadı hala damağımda.
Bu arada kahvemdeki gülen yüzü farkettiniz mi? Hayat bana gülüyor :)))




Bu başlığı attıktan sonra aklıma bu şiir geldi.
Her akşamüstü hüzünlenen birisi olarak bunları hissetmeyim de ne yapayım?

BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM

Ben ölürsem, akşamüstü ölürüm,

Şehre simsiyah bir kar yağar,
Yollar kalbimle örtülür,
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm.
Ben ölürsem, akşamüstü ölürüm,
Çocuklar sinemaya gider,
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim,
Derinden bir tren geçer.
Ben ölürsem, akşamüstü ölürüm,
Alıp başımı gitmek isterim,
Bir akşam bir kente girerim,
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım,
Bir tiyatro seyrederim.
Ben ölürsem, akşamüstü ölürüm,
Uzaktan bir bulut geçer,
Karanlık bir çocukluk bulutu,
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar,
Kuş sesleri, haykırışlar,
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır.

Sana bir şiir getiririm,
Sözler rüyamdan fışkırır,
Dünya bölümlere ayrılır,
Birinde bir pazar sabahı,
Birinde bir gökyüzü,
Birinde sararmış yapraklar,
Birinde bir adam,
Her şeye yeniden başlar ...
Ataol Behramoğlu